A.M.A.C.
A.M.A.C. hakkında bilgi verir misiniz?
A.M.A.C. hakkında bilgi vermeden önce dilerseniz “Pazarlama Yatırım Yönetim” fikrinin ilk olarak nasıl oluştuğundan bahsedeyim. Bu fikir Hürriyet’te çalışmaya başladığım 2000-2005 yılları arasında şekillenmeye başladı. Çünkü sektörün genel gidişatına bakıldığında iş ortakları arasındaki güvensizliğin sonuçlarının ileride daha ciddi sorunlar doğuracağı, bunun da sektörün yararına olmayacağı görünüyordu. Sektöre on yıl kreatif ve medya ajansı penceresinden reklamveren gözüyle baktıktan sonra bir de ülkenin en etkin mecrasından reklamveren ve ajans tarafına bakmak oldukça önemliydi. Zira o yıllar mecralar arasındaki sağlıksız rekabetin başladığı ilk yıllardı.
Bu rekabet ana mecralar olan TV ve gazetelerde daha fazla reklamveren bütçesine sahip olabilmek üzerine kurulu aylık hedef tutturma rekabetiydi. TV reklam satış ofislerinin kullandığı uluslararası GRP ve OTS, EFQ, CPT gibi satış terimleri henüz gazeteler tarafından kullanılamıyordu. Çünkü gazete mecrası doğası gereği TV’den daha etkin ama daha pahalı bir mecraydı.
Reklam yatırımlarının, reklamverenlerin ve tüketicinin yararına olacak şekilde nasıl artırılabileceğinden çok, var olan pastadan nasıl daha fazla pay alınabileceği düşüncesi hakimdi. Zaten küçük olan bir pazarda herkes günü, ayı, yılı kotarmanın hesaplarını yapıyordu. Bu da reklam yatırımları içinde en büyük payı alan TV ve gazete mecraları arasında ciddi bir rekabetin doğmasına neden oldu. Pazar küçük olunca da sektörün geleceğine yatırım yapmak göz ardı edildi.
Düşünün, aynı tüketiciye ulaşmak için yaşanan sağlıksız bir rekabetten söz ediyoruz. Çünkü tüketicinin mecraları tüketme zamanlamaları farklı. Mecralardan etkilenme şekli farklı.
İşte böyle bir pazarda reklamverenlerin pazarlama yatırımlarına karar vermeden önce almayı düşündüğü kararlara bağımsız bir gözle bakabilmesi gerekiyordu. Çünkü reklamverenin iş hedeflerini gerçekleştirmek için yaptığı her kuruş yatırım hedefine ulaşması için yapılıyor ama hedefine ulaşmıyordu.
Markanız için milyon dolarlık pazarlama yatırımlarına karar verirken sadece kendi deneyimleriniz ve size bağımlı çalışan ajansların verdiği bilgilere göre karar veriyorsunuz. Burada alınan kararın ne kadar sağlıklı ve objektif olduğunu bir düşünün.
Tabi burada halka açık şirket sayımızın fazla olmaması da önemli. Çünkü büyük ekonomilerde şirket hissedarları en önemli harcama kalemi olan pazarlama yatırımlarının gerçekten doğru yapılıp yapılmadığını ve bunun yıllık karı ne kadar daha artırabileceğini sorguluyor. Bu konuda bağımsız danışmanlık ofislerinden pazarlama yatırımlarına ait ciddi raporlar istiyor. Bu yöneticisine veya personeline güvensizlikten değil hem onun işini daha sağlıklı yapmasını sağlamak hem de şirketin karlılığını denetlenebilir ve sürdürülebilir hale getirmek için istiyor. Bizim ülkemizde ise reklamverenler kurdukları, aslında gerçek ismi iç denetim olan reklam vb. bölümler ile subjektif bütçe ve fiyat denetimleri yaparak bu ihtiyaçlarını karşıladıklarını düşünüyorlar.
İşte A.M.A.C. böyle bir ihtiyaç üzerine 2008 yılında kuruldu. Amacı, reklamverenlere pazarlama yatırım yönetiminde bağımsız ve tarafsız bir danışmanlık hizmet sunmak ve yaptıkları her kuruş yatırımın iş hedeflerini gerçekleştirmesine yardımcı olmasını sağlamak.
A.M.A.C.’ın sunduğu hizmetler nelerdir ?
Genel olarak hizmetlerimiz altı başlıkta toplayabiliriz. Bunlar;
-
Pazarlama ve Yatırım Önerileri: Pazarlama ve medya yatırımlarını belirlerken gerekli olan araştırma, ölçülebilir ve sürdürülebilir sonuçlara ulaşma, marka ve ürün konumlandırma, hedef kitle belirleme, sektör ve rekabet analizleri, satış–reklam–medya–ajans-araştırma-özel proje geliştirme vb. konularda verdiğimiz hizmetlerdir.
-
Ajans Belirleme Yönetimi, Araştırma ve Seçimi: Reklamverenlerin çalışmakta olduğu reklam ve medya ajanslarından istenilen verimi elde edemediği durumlarda yeni çalışacağı ajansların belirlenmesi, araştırılması ve seçimi için yapılacak konkur süreçlerine kadar olan tüm metodolojiyi geliştirmek ve bunların uygulanmasına ve ajans seçiminize yardımcı olmak, ajanslardan gelen sözleşmeleri reklamveren adına değerlendirmek, öneriler sunmak ve onlara yıl boyunca bu konuda danışmanlık hizmetlerini içerir.
-
Ajans İlişkileri Yönetimi: Reklamverenlerin reklam ve medya ajansları ile olan iletişimlerindeki tüm faliyetleri ifade eder. Ticari hedeflerini gerçekleştirmede ve sürdürülebilirliğini sağlamada ajansların iş performanslarını artırmak için gerekli olan çalışma şeklini belirlemek, metodolojiler geliştirmek ve reklamverenlerin onlarla olan çalışma rehberi ve süreçlerinin belirlenmesi hizmetlerini içerir.
-
Medya Ölçümleme ve Medya Bilgi Sağlama: Reklam ve medya ajanslarından gelen, gelecek olan veya gelmesi gereken her türlü ölçümleme, genel ve sektörel analizlerin neler olması gerektiğinin belirlenmesi ve bunların dışında ilgili her türlü bilgilerin paylaşılmasıdır.
-
Eğitim ve Yetiştirme Hizmetleri: Satış, reklam ve ilgili bölüm çalışanlarının eğitim ve yetiştirme ihtiyacı duyduğu alanları belirlemek ve onları hedeflenen bilgi birikimine ve sorumluluk alma ve kullanma becerilerine sahip olmalarına yardımcı olmak için verilecek eğitim ve / veya bireysel mentorluk hizmetleridir.
-
Tam ve Bağımsız Medya Denetimi ve Medya Süreç Danışmanlığı: Bu hizmet; reklamverenlerin her türlü pazarlama yatırımlarının bağımsız bütçesel denetimi ve raporlanmasıdır. Bunlar;
-
Yapılan veya yapılacak olan reklam, mecra, araştırma, organizasyon, prodüksiyon vb. harcamalarının genel ve sektörel fiyat karşılaştırmaları ve raporlanması
-
Buna bağlı olarak yıllık ajans, mecra vb. anlaşmalarında strateji belirleme, öneri sunma ve proje geliştirme
-
Ayrıca pazarın durumuna göre belirlenecek yeni süreçlere ait çalışmalardır.
A.M.A.C.’ın yapılanması ve kadro yapısı hakkında bilgi verir misiniz ?
A.M.A.C.; Danışmanlık ve Müşteri Hizmetleri, Araştırma-Ölçümleme ve Raporlama ile Pazarlama ve Proje bölümlerinden oluşuyor. Şu an için on kişilik çekirdek kadro. Bu yapı ile aynı zamanda uluslararası işbirliğimiz olan Ebiquity-Billetts’in ülkemizdeki müşterilerine de hizmet veriyoruz.
Pazarlama Yatırım Yönetimi nedir? Pazarlama yatırımları nasıl yönetilir ?
Dün birbirinden bağımsız kullanılan bu üç kavram, gerek pazar koşulları gerekse tüketim ve tüketici davranışlarındaki değişim ve gelişimle artık birlikte kullanılmak zorunda. Günümüzde artık pazarlamanın bir yatırım olup olmadığını değil pazarlama yatırımlarının doğru yönetilip yönetilmediğini tartışıyoruz. Çünkü sonuçta sürdürebilir ve hesap verebilir bir karlılık istiyoruz. Yaptığımız her kuruş yatırımın nereye nasıl harcandığını bilmek istiyoruz. Bu her kuruş yatırımın iş hedeflerimizin gerçekleşmesine ne kadar katkı sağladığını rakamsal olarak ifade etmek istiyoruz. Hem rekabette hem de pazar payında rakiplerimizin önüne geçebilmek için neleri daha iyi nasıl yapabileceğimizi orta ve uzun vadeli düşünüyoruz.
Diğer taraftan artık şirketler CEO’ların ve onlara bağlı çalışan yöneticilerinin başarılı olabilmesi için onlara daha fazla yatırım yapıyorlar. Bakın, pazarlama yatırım yönetimi bir şirketin en önemli know-how’ını oluşturuyor. Bu nedenle şirketin içinde oluşturduğu bölüm ve iş gücünden çok dışarıdan aldığı danışmanlık hizmetlerine bakmak yeterli.
Bir şey içeriden farklı dışarıdan farklı görünür. Önemli olan kendinizin dışarıdan nasıl göründüğünü görebilmek. Çünkü rakipleriniz size dışarıdan bakıyor. İçeride aldığınız bazı önemli iş kararları ve bunları yönetim şekliniz aynı zamanda sizin zayıf ve kör noktalarınızı oluşturuyor olabilir. Bunları şirketinizin lehine çevirebilmek için yapmanız gereken tek şey konusunda uzman, bağımsız ve tarafsız danışmanlarla çalışmak. Çoğu zaman hoşunuza gitmese de onlara kulak vermek. Hazırladıkları raporları dikkate almak. Onların sizin dışarıdaki gözünüz kulağınız olduğunu unutmamak. Milyon dolarlık bir bütçeyi yönetirken danışmanlarına vereceği hizmet bedelinden tasarruf etmeyen çalışan ve bu hizmeti almayan yöneticilere artık başarılı bir lider gözüyle bakılmıyor. Krizlerde artık en çok ihtiyaç duyulan şey alınan bağımsız danışmanlık hizmetleri.
Pazarlama yatırımlarının geri dönüşü nasıl ölçümlenir? Pazarlama yatırımlarının geri dönüşünün ölçümlenmesi neden önemlidir ?
Burada yatırımın geri dönüşümü nasıl ölçümlenirden çok ölçümleme neden önemlidir sorusuna cevap vermek gerekiyor.
Kısaca, sürdürülebilir bir karlılık için rakamsal verilere ihtiyaç var. Yoksa vereceğiniz kararlar rasyonel değil kişisel olur. Başarılı bir lider her konuda uzman olamaz ve bunu da çok iyi bilir. O zaman yapılan yatırımların ve geri dönüşünün ölçülebilir olmasına dikkat etmesi gerekir. Bunun için bilinen, temel ölçümlemelerin yeterli olmayacağı açık. Geri dönüş ölçümlemesi bir şirketin başarısının arkasında yatan en önemli nedenlerin başında gelir. Bu durumda bilinen ölçümlemelerin dışında size özel bağımsız ölçümleme metodolojilerini geliştirmeniz ve bunlara yatırım yapmanız zorunludur. Sadece rakiplerinizle aynı ölçümlemeleri kullanıyorsanız ancak rakipleriniz kadar başarılı olursunuz. Ölçümlenebilir geri dönüş bir şirketin yanlış karar almasını engeller.
A.M.A.C. olarak öncelikle müşterilerimizin kullandığı geri dönüş ölçümlemelerine bakıyor ve daha fazla faydalanacağı özel ölçümleme metodları geliştirmelerini sağlıyoruz. Sektörlerin olmazsa olmazı reklam ve satış ölçümlerini nasıl analiz ettiklerine dikkat ediyoruz. Bunun rekabetteki iz düşümüne bakıyoruz. Ama bunlarla yetinmiyoruz. Çünkü burada önemli olan hesap verirken aynı zamanda sürdürülebilir bir karlılık elde etmek. Bunun için de ne kadar özel ölçümleme yaptırdığınız çok önemli.
Pazarlama yatırımları yönetimi konusunda hizmet veren bir şirket olarak; Türkiye’deki şirketlerin pazarlamaya yaptıkları yatırımları genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Yapılan ana yanlışlar nelerdir ?
Yanlışlar veya doğrular gibi sansasyonel yaklaşımlardan uzak duran bir vizyona sahibiz.
Bağımsız ve tarafsız olmak ve de bunu korumak ülkemizde çok kolay değil. Aslında sektör birçok problemi duygusal olarak görmezden gelerek, çözüm üretilmesini yine kendi engelliyor. Hizmet aldığı kurumların bağımsız ve tarafsız olabilmesini zorlaştırıyor.
Burada birkaç soruya cevap vermek gerekiyor. Ülkemizdeki toplam pazarlama yatırımı ne kadardır? Sadece çizgi üstü ve altı reklam yatırımlarından söz etmiyoruz. Bunların sektörlere göre dağılımı nedir? Bu konuda bağımsız hizmet veren ülkemizde kaç kuruluş vardır? Reklam, PR, prodüksiyon gibi alanlar pazarlama yatırımlarının yüzde kaçını oluşturmaktadır?
Örneğin ülkemizde kişi başı gelir ile kişi başı reklam yatırım oranı arasındaki dengesizlikten ve bunun Avrupa’nın çok çok altında olduğundan her fırsatta söz edilir biliyorsunuz. Bu söyleve göre Avrupa ortalamasına yaklaştığımızda bugünkü yatırımların en az iki katı, yani 3-3,5 milyar dolar seviyelerinde reklam yatırımı yapılan bir ülke olmamız gerektiği ortaya çıkar. Ama nedendir bilinmez bu yatırım potansiyeline yıllardır bir türlü ulaşamıyoruz.
Bu söylevin doğru olduğuna katılsam bile reklamverenlerin yıllardır tasarruf ettiği bu oldukça yüksek yatırım miktarını nerede ve nasıl değerlendirdiğine bakmak gerekiyor. Ayrıca bu tasarrufun sağlanmasına kim nasıl ve neden yardım ediyor sorusuna da cevap bulmalıyız. Öyle ya, ortada bir tasarruf varsa, bunun bir nedeni olmalıdır. Bu neden, reklamverenler arası rekabetin de oldukça yüksek olduğu bir ülkede nasıl oluşuyor? Burada çuvaldızı önce doğru yere batırmamız gerekmez mi?
Çok uluslu ve halka açık şirket sayısının giderek artmasıyla, ülkemizdeki pazarlama yatırımlarının, yakın gelecekte bağımsız, denetlenebilir, ölçümlenebilir bir şekilde ve aynı zamanda sürdürülebilir karlılık üzerine daha sağlıklı yönetileceğine inanıyorum.
Kendini başarılı bulan şirketlerin bu başarılarının arkasında kaç tane bağımsız danışmanlık hizmeti aldığına iyi bakmak gerekiyor. Bugün şirket sahip ve hissedarlarının, profesyonel yöneticileri ile hem fikir oldukları hedefleri tutturmaları başarı için tek önemli kriter gibi görünüyor. Oysa artık bu hedeflerin ne kadar rasyonel olduğu ve bunun için yapılacak pazarlama yatırımlarının miktarını ve yönetimini de konuşmak gerekiyor. Bunun için sektörün 20 milyar dolar seviyelerine gelmesini beklemek doğru değil.
Diğer taraftan reklam, medya, prodüksiyon ajanslarından mecralara kadar tüm iş ortaklarının da birer reklamveren olduğunu unutmamak gerekir. Reklamveren deyince onlara hizmet sağlayan üçüncü partilerin kendini farklı bir yerde konumlaması sektör adına sağlıklı değil. Onların da pazarlama yatırımlarını aynı şekilde sorgulamalarında yarar var.
Bize biraz da medya ölçümleme ve bilgi sağlama hizmetiniz hakkında bilgi verir misiniz ?
Bu konuya yukarıda verdiğim cevaplarda genel olarak değinmiştim. Biraz daha detay vermem gerekirse reklamverenlerin ajanslardan aldığı bu hizmetlerin bir de bağımsız danışmanlık aldığı kuruluş tarafından da verilmesinin reklamverenin sağlıklı bilgi edinmesine destek olduğunu düşünüyoruz. Raporlanan ölçümlemenin veya bilginin düzeyinin, reklamverenin istediği veya çalışanının seviyesi kadar olmaması gerekiyor.
Ülkemizdeki medya ölçümleme çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu çalışmaların pazarlama yatırımlarına olan etkisi nedir ?
Ülkemizdeki medya ölçümleme sorunu hükümetin müdahele edeceği boyuta ulaştığını biliyorsunuz. Bunun için şu anda pazarlama yatırımlarına etkisini konuşmak doğru olmaz. Ölçümlemeler nihayet IAA çatısı altından çıkarılarak bağımsızlaştırıldı. Bu sürecin nasıl gelişeceğini ise henüz bilmiyoruz. Ama dünden daha sağlıklı olacağı kesin. Pazarlama Yatırım Yönetimi, reklamverenin, ajansların ve mecraların sektör adına birlikte hareket etmesini destekleyen bir süreçtir. Dün duygusal yaklaşımları olan veya sürekli değişen ticari gruplaşmaların, bu yeni süreçte sektör adına birlikte düşünmeye başladığını görmek oldukça sevindirici... Daha sağlıklı ve hızlı büyüyen bir sektör olabilmek için daha fazla kazananın olduğu bir ortamı oluşturmak zorundayız.
Dijital dünyadaki gelişmelerin pazarlamayı ve pazarlama yatırımını ne şekilde etkileyeceğini / etkilediğini düşünüyorsunuz ?
Özellikle dijital mecraların tüketim tercihlerinde etkinliği hızla artıyor. Ben buna “mobil medya” döneminin başlangıcı diyorum.
Yakın gelecekte bütünleşik mecralardan bahsediyor olacağız. Teknoloji birçok iletişim aracını aynı cihazda bir araya getirdi. Dün cep telefonu diye isimlendirdiğimiz cihaz artık bugün sadece telefon görüşmelerinde kullanılmıyor. TV ve PC imkanlarını da bize sunuyor. Yani cebinizde taşıdığınız mobil cihaz, aslında sizin zamanınızı daha verimli kullanmanızı sağlayan bütünleşik bir cihaz. Yani bir mobil medya. Tüketicinin özelinde ve sadece onun kontrolünde.
Bu nedenle dün internet marketing dediğimiz kavramın bugün e-mail marketing, sms marketing, social marketing gibi alt açılımlarını konuşuyoruz. Aynı zamanda bildiğimiz klasik mecralar olan TV ve gazetelerden daha hesaplı ve geri dönüşümü daha kolay hesaplanabilecek bir mecra ile karşı karşıyayız. Pazarlama yatırım yönetiminde bu mecranın etkin kullanılabilmesi çok önemli. Yakın bir gelecekte reklamverenin burada yapacağı etkin pazarlama yatırımlarından daha fazla sonuç alacağını düşünüyorum. Ama buradaki soru, öncelikle etkin pazarlama yatırımlarını nasıl oluşturacağı ile ilgili. Tabi bir de geri dönüşüm ölçümleri için ne tür yatırımlar yapacağıyla.
Ama tüketicinin bu yeni mecraya ne kadar zaman ve para ayırabileceğine ve hayatını nasıl kolaylaştıracağına inanması çok önemli. Bunun içinde zamana ve yatırıma ihtiyaç var. Bakın Avrupa’da GSM şirketleri arasındaki rekabetin artması doğal olarak kişi başına düşen kullanma süresinin artmasına ama aylık fatura miktarının düşmesine neden oldu. 19’dan 15 Eurolara düştü sanırım. Bu kaybedilen bir bütçe gibi görünse de aslında ciddi bir potansiyeli gösteriyor. Büyük medya gruplarının olduğu pazarlarda dijital mecralar, TV ve gazete gibi mecraların gelecekteki pazarlama yatırımlarını nasıl şekillendirmesi gerektiğini söylüyor aslında.
Şirketlerde genelde sıkıntılı olan ajans seçim sürecinde izlenmesi gereken yol nedir? Konkur bu süreçte izlenmesi gereken verimli bir yöntem mi ?
Reklamverenlerin iş ortağı ajanslarını seçerken kendilerini sıkıntılı bir süreçte hissetmelerini sağlayan en önemli etken yine kendileri. Hatta sıkıntıyı artıran ise bu süreçi kendilerinin yönetmek istemeleri. Bu konuda daha önce çalıştıkları ve bağımsızmış gibi hizmet aldıklarını düşündükleri kişilerden kaynaklanıyor. Bu kişilerin bağımsız hareket etmedikleri ortaya çıkınca da iki yılda bir ajans ve medya konkuru açarak sorunu çözdüklerini düşünüyorlar. Burada çok uluslu birçok reklamverenin başarı için artık sadece global reklam ve medya ajansları ile çalışma dayatması yapamadığının altını çizmek gerekiyor.
Çünkü global ajansların, hepsinin networkünde 2-3 medya ajansı olduğu biliniyor ve bunun performansı çokda artırmadığı görüldü. Global reklam networkleri de buna çare olarak aylık fee ve yıl sonu başarı paylaşımı gibi riskli ama şimdilik rasyonel görünen yöntemleri kabul etmek zorunda kaldılar.
Bir reklamveren için pazarlama yatırım yönetiminde reklam ve medya ajansını seçmek, yönlendirebilmek ve onun performansını yüksek tutabilmek önemli. Bu tek başına veya yılda bir kez - o da ağırlıklı bütçe ve GRP denetlettirilerek - yönetilebilecek bir süreç değil. Sürekliliğin olması gerekiyor. Bunun için reklamverenlerimize Ajans Belirleme Yönetimi, Araştırma ve Seçimi hizmetimizin yanı sıra, yıl boyunca bu konuda danışmanlık hizmeti veriyoruz.
Bu hizmeti almak isteyen reklamverenlerimize, ajans konkuru düzenlemeden önce cevaplaması gereken bir soru formu veriyoruz ve bizimle birlikte o soru formunu gerçekçi olarak doldurmasını sağlıyoruz. Pazarımız küçük, hedefler büyük olunca haliyle profesyonellerimiz arasında duygusal ilişiklerinin olması kaçınılmaz. Bu ilişkilerin reklamveren iş hedeflerini olumsuz etkilememesi gerekiyor. Dikkat ederseniz ajans ilişkilerinde özellikle kampanya dönemlerinde reklamverenlerin en üst düzeyindeki kişileri ile doğrudan iletişim kurma imkanınız oluyor. Ama sonraki süreci ilgili bölümler yönetiyor. Zaten ne oluyorsa da o süreçte oluyor. Yani başarı ve başarısızlık, başarısızlığa hızlı çözüm önerileri ve uygulamalar o süreçte şekilleniyor. Yıl sonu geldiğinde hala bir başarısızlık varsa buradaki ön fatura ilk önce ajanslara kesiliyor. Ajans değiştirmek belki daha iyi fiyat almayı sağlayabiliyor ama başarınızı garantilemiyor.
Ölçümlenmenin her geçen gün daha da önem kazandığı günümüzde ajansların kendilerini ne şekilde yenilemesini önerirsiniz ?
Öncelikle reklamverenlerin ajansların uzmanlık alanına inanması, güvenmesi ve ajansları ile çalışırkende mutlaka bu işin uzmanı bağımsız ofislerden düzenli danışmanlık hizmeti alması gerekir. Ajanslarını da ciddi yıllık iş hedefleri olduğu ve bunları gerçekleştirmek için bir çok yönetimi araştırdığı ve kullandığı unutulmamalı. Türkiye gibi bir pazarda reklamverenin artık bazı şeyleri kendi başına yapamayacağını kabul etmesi ve destek alması gerekiyor. Bireysel reklamveren çözümleri sektöre bir fayda sağlamadığı gibi bugünkü tablonun da oluşmasına neden olmuş olabilir. Bunu değiştirmek elimizde.
Bu konuda cevaplanması gereken bir soru var. Reklamveren-ajans-mecra iş ortaklığında uzman değişim oranı neden çok düşük ? Ağırlıklı olarak (bir araştırma yapılsa yüzde 5’i geçmez) reklamveren çalışanı reklamverenden, ajans çalışanı ajanstan, mecra çalışanı da mecradan emekli oluyor. Bu oran normal mi? Oysa bu üçlü yıllardır aynı dili konuşamamaktan ve güvensizlikten şikayet eder durur. (Yüzde beşlik kesimin de ağırlığını 2-3 yıllıklar oluşturur.).
Günümüzde ajansların karlı kalabilmek için her türlü çözüm önerisine, gelişime ve yenilenmeye açık olduklarını düşünüyorum. Ajansların en büyük sorunu, kaybetme korkusuyla reklamverenini fazlaca sahiplenmesi. Bunun çoğu zaman empati yeteneklerini körelmesine ve performanslarının düşmesine neden olduğunu görüyorum. Sorunun acı tarafı ise bunu fark etmemeleri.
Yoğun rekabet ortamında şirketlerin rakiplerinden sıyrılmak için neler yapmaları gerekir ?
Öncelikle aldıkları bağımsız ve tarafsız danışmanlık sayısını artırmalarını öneriyorum. İş hedeflerini gerçekleştirirken üst yönetimlerine karşı tek başlarına sorumluluk almanın giderek daha da zorlaştığını bir an önce fark etmeliler.
Yaptıkları her kuruş yatırımın geri dönüşümünün ölçülebilir olmasına dikkat etsinler. Çünkü dünyada daha hızlı değişen pazar ve tüketim koşullarında artık hesap verebilir ve sürdürülebilir başarıların önemli olduğunu unutmasınlar. Bunun için de tarafsız ve bağımsız danışmanlık hizmetlerinin onları sadece denetleyen değil aynı zamanda onların daha başarılı olmalarını sağlayacak en büyük know-how’ları olacağını düşünsünler.
A.M.A.C.'ın gelecek hedefleri nelerdir?
Pazarlama yatırım yönetimi konusunda reklamverenler ve yöneticilerimizin daha da bilinçlenmesini ve aynı zamanda sektörün sağlıklı büyümesine katkı sağlamak istiyoruz.
Teşekkürler…